Bayraklý Baba
Bayraklý baba Çanakkale Gelibolu' da Fener tepesine giriþde Hamza bey koyuna bakan yönünde Ast subay gazinosunun bitiþiðinden inen beton dar bir yolun altýnda bayraklarla donatýlmýþ, küçük bir bahçenin içinde bulunan mermer bir mezarda yatmaktadýr.
Asýl adý Karaca bey olan Bayraklý baba, Osmanlý ordusunda bayraktarlýk yapmýþ ve bu uðurda þehit olmuþ yiðit ve ermiþ kiþidir. Bayraklý baba olarak anýlmasýna neden olan öykü þöyledir;
Karaca bey, arkadaþlarýyla beraber düþman tarafýndan sarýlýr, kimi þehit kimi tutsak olur. Karaca bey elinde bayraðý ile düþmana direnir, þehit ve tutsak olmasý durumunda bayrak düþmanýn eline geçeceðinden bayraðý düþmana teslim etmek istememektedir. O anda aklýna bir fikir gelir. Bayraðý küçük parçalara böler ve yutar, sonrada düþmana saldýrýr, yaralanýr ve yere düþer.
Düþman Türk Bayraðýný aramaya koyulur ama bulamazlar. Karaca Bey iþkence sonucu þehit edilir ama bayarðýn nerede olduðunu söylemez.
Daha sonra mevzi deðiþir düþman çekilir. Bizimkiler þehitlerimizi defnederken düþmanýn eline geçtiðini zannetkileri þanlý bayraðýmýzýn þehit Karaca beyin parçalanmýþ vücudunda bularlar!
Ýþte o gün bu gündür türbesinden bayrak eksik olmaz. Diðer bir öykü ise, Karaca bey donanmada bayraktarlýk yapan yiðit bir denizcidir. Marmara Yassý ada açýklarýnda, Bizans donanmasý ile yapýlan savaþta elinde sancaðý ile beraber þehit düþmüþtür.
Donanmanýn merkezi olan Gelibolu’da sahile yakýn bir yere gömülmüþ ve vasiyeti üzerine mezarý bayraklarla donatýlmýþtýr. Ölümü H.813-M.1410’dur.