Doðu Türkistan Müslümanlarý Soykýrýmla Karþý Karþýya
Tarih boyunca çeþitli kültürlerin buluþma noktasý olan Doðu Türkistan; küzeybatýdan Kazakistan, kuzeyden Rusya, kuzeydoðudan Moðolistan, Ýç Moðolistan, doðudan Çin, güneyden Tibet, güneybatýdan Hindistan ve Pakistan, batýdan Afganistan, Tacikistan ve Kýrgýzistan ile çevrilidir. Binlerce yýldan beri Türklerin ana yurdu olan, Doðu Türkistan 19 yy. sonuna doðru Çin istilasýyla maruz kalmýþtýr. Çin iþgaline karþý baðýmsýzlýk mücadelesi verilmiþtir. Bu mücadelenin sonunda Doðu Türkistan’da 1933 yýlýnda “Doðu Türkistan Ýslam Cumhuriyeti” ve 1944 yýlýnda “Doðu Türkistan Cumhuriyeti” olmak üzere iki baðýmsýz Türk devleti kurulmuþtur. 1949 yýlýnda komünist kýzýl Çin Doðu Türkistan’ý tekrar iþgal etmiþtir. Bu iþgalden günümüze kadar yaþanan süreç içinde Müslüman Türk halký, dini ve insani hak ve özgürlüklerden mahrum býrakýlmýþtýr. Doðu Türkistan halký mahrum býrakýldýðý haklarýný çeþitli vesilelerle talep etmiþtir. Çin tarafýnda dünyaya Uygur ayaklanmasý olarak yansýtýlan, 5 Temmuz 2009’daki gösteriler Doðu Türkistan halkýnýn temel hak ve özgürlükleri talep ediþinden baþka bir þey deðildir.
26 Haziran 2009 tarihinde Cumhurbaþkaný Abdullah Gül’ün bölgeye yaptýðý ziyaret esnasýnda fabrikada çalýþan Çinliler aralarýna sivil kýyafetlerle sokulan 100 kadar asker ile birlikte, 600 kiþilik Doðu Türkistanlý gruba gece saat 02.00 civarýnda saldýrmýþtýr. Bu saldýrý 4 saat sürmüþtür. 100’den fazla Doðu Türkistanlý yaralanmýþ 12 Doðu Türkistanlý ise hayatýný kaybetmiþtir. Yaþanan olaylar sonrasýnda Çin hükümeti yalnýzca 1 Çinliyi gözaltýna almýþtýr.
Seslerini duyurmak ve adalet istemek için sokaða çýkan Doðu Türkistanlýlarýn eylemi 1000 kiþilik bir grupla baþlamýþ 20.000 kiþilik bir grupla devam etmektedir.
Çin Hükümeti Urumçi’de göstericilere müdahale ederken 10 tank kullanmýþtýr. Gece saat 12.00’ye kadar silah sesleri dinmemiþtir. Müdahalede bulunan grup içinde çocuklar, kadýnlar ve yaþlýlar bulunmaktadýr.
Birbirinden korkunç karelerde, sokak ortasýnda kanlar içinde yatan cansýz onlarca beden... Dahasý, baþlarýndan vurulmuþ erkekler, tecavüze uðradýktan sonra öldürülen kadýnlar! Ve yüzlerce insana iþkence ederken kýrýlan sopalar ve demirler... 21. yüzyýlda yaþanan bu kan donduran vahþet görüntüleri Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nden geldi. Ancak dünya bu vahþete sessiz kalmayý tercih ediyor.
Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nin baþkenti Urumçi'de þiddet olaylarý devam ediyor. Ancak bölgeden hiçbir þekilde saðlýklý haber alýnamýyor. Çin yönetimi bölgenin diðer bölgelerle ve dünyayla iletiþimini kesti. Sokaða çýkma yasaðý ilan etti.
Çin, Doðu Türkistan’da 60 yýldýr sistematik bir soykýrým yürütmektedir. Doðu Türkistan Türklerinden Abdullah Tursun, Çin yönetiminin Doðu Türkistan’da söz konusu süreç içerisinde baskýlarýna tanýklýk eden bir isim. Dört yýldýr Türkiye’de bulunan Abdullah Tursun, , Rabia Kadir’in baþkanlýk ettiði Dünya Uygur Kurultayý’nýn Gençlik kollarý Türkiye temsilciliði görevini de yürütüyor. Tursun’un anlattýklarý Doðu Türkistan’da yaþananlarýn insanlýk adýna hangi boyutlarda olduðunu da açýkça ortaya koyuyor.
Çin Yönetimi’nin doðum kontrolü konusunda Doðu Türkistanlý Türklere yönelik olarak çok þiddetli bir politika uyguladýðýný da dile getiren Tursun, “ Doðum Kontrolü operasyonlarý daha çok Hoten, Kaþgar, Aksu ve Gulca gibi Uygurlarýn çoðunlukta bulunduðu þehirlerde yoðunlaþýyor. Kürtaj için sokaklarda ambulanslar geziyor. Doðu Türkistan'da asimilasyon politikasý uygulanmaktadýr. Bölgenin yeraltý ve yerüstü kaynaklarýyla sömürülmektedir. Çin'de en fazla petrol havzalarýna ve rezervlerine sahip bölge Doðu Türkistan'dýr. Doðu Türkistan'ýn yüzölçümü 1.823.418 km2’dir. Çin'in asimilasyon politikalarý çerçevesinde Uygur nüfus baský altýnda tutulurken bu bölgeye Çinlilerin yerleþtirme politikasý var gücüyle devam etmektedir. Çin yönetimi tarafýndan demografik yapýnýn ve nüfus terkibinin bozulmasý için buraya yerleþtirilen Han Çinlileri gerilim kaynaðýdýr. 60 yýl zarfýnda Uygurlarýn nüfuslarý gerilemiþ ve neredeyse yarýya inmiþtir. Buna mukabil, Hanlarýn nüfusu giderek artmýþ ve neredeyse çoðunluðu bulmuþtur. Uygurlar kendi bölgelerinde köle muamelesine maruz kalmýþlardýr.
Yaþanan son olaylarda bölgeye yerleþtirilen Hanlýlar devletten aldýklarý cesaretle Uygurlarýn üzerine yürümüþler ve birçok Uygur’u gün ortasýnda infaz ve linç etmiþlerdir. Buna seyirci kalýnmasý mümkün deðildir. 26 Haziran 2009 ve 5 Temmuz 2009 tarihlerinde iki defa katliam yapýlmýþtýr. Bunu önce Han uyruklu Çinliler, ardýndan da sistematik olarak Çin devletinin kolluk güçleri gerçekleþmiþtir. Zaten sinsi ve yavaþ katliamýn bir boyutu da bölgede gerçekleþtirilen nükleer denemelerdir. Gün ortasýnda linç giriþimleri üzerine gösteri yapan Uygurlarý sindirmek için bu defa kolluk güçleri harekete geçmekte ve Hanlarýn yarým býraktýðý icraatý onlar tamamlamaktadýr. Dünyanýn hiçbir yerinde bu tarz bir vahþet görülmemiþtir
Çin hükümeti yaþanan olaylarý ve sistematik soykýrýmý, örtbas etmek için Doðu Türkistan’dan Dünya’ya bilgi akýþýný önlemek amacýyla internet ve telefon baðlantýlarýný kesmiþtir. Ayrýca Doðu Türkistan’da yaþananlarý çarpýtarak Dünya’ya duyurmaktadýr. Çin, çýkan olaylarýn sorumlusu olarak 1400 kiþiyi tutuklamýþ ve onlarý idam cezasýyla cezalandýrýlacaðýný ilan etmiþtir. Dolayýsýyla Masum Uygurlarýn olaylarýn suçlusu olarak gösterilip, yargýsýz infazlarla karþý karþýya kalmalarýndan endiþe edilmektedir. Çin, yaþanan olaylarý sistematik olarak yürüttüðü soykýrýma bir gerekçe olarak kullanmaktadýr
Dünya Doðu Türkistan’da 60 yýldýr yaþanan insanlýk dramýný, sistematik katliamý ve soykýrýmý görmezden gelmektedir. Uluslar arasý diplomatik dengeler, ulusal çýkarlar, reel politik gerekçeleri bir halkýn dünya sahnesinden silinmek istenmesinin makul gerekçeleri olamaz. Medeni dünyanýn, Uluslarýn ve devletlerin yaþanan insanlýk dramýna seyirci kalmamasý ve Çin hükümetini baský uygulamasý gerekir.